ELEKTRİK İLE İLGİLİ TEMEL BİLGİLER

ELEKTRİK NEDİR?

ELEKTRİĞİN TARİHÇESİ

BAZI ELEKTRİKSEL FORMÜLLER

DÜNYADA KULLANILAN GERİLİMLER

ELEKTRİKTE GÜVENLİK VE İLK YARDIM

ELEKTRİK

ATOMLAR BİR YÜK KAYNAĞIDIR
[Resim: image002.gif]
Çekirdekteki pozitif yük miktarı, çekirdek etrafında dolanan elektronların toplam negatif yük miktarına eşittir. Karbon atomu örneğinde, her elektronun yükü –e ise, çekirdekteki yük tam olarak +6e kadardır. Evren, yaklaşık olarak nötr durumdadır. Dünya, çok az da olsa negatif veya pozitif yük fazlalığına sahip olabilir. Fakat pratik işlemler için nötr olarak kabul edilmektedir

Elektrik kuvvetleri, maddenin elektriksel özelliğine bağlıdır. Elektriksel özellik, maddeyi oluşturan atomlardaki parçacıklarla ilgilidir. Maddenin elektriksel kabiliyetini belirleyen parçacığa elektron denilmektedir. Elektriklenme, elektron alış verişi ile mümkündür. Elektron kazanan veya kaybeden cisimlere elektriklenmiş (yüklü) cisimler denir. Elektriklenme; sürtme, dokunma ve etki ile olabilir


Bir elektronu bir atomdan uzaklaştırmak çok zor değildir. Bir ebonit çubuk bir kadife beze sürtülecek olursa, bezdeki bazı elektronlar ebonit çubuğa aktarılmış olacaktır.
[Resim: image004.jpg]

Ebonit çubuğa aktarılan net elektron fazlalığı, negatif yüklenmesini sağlamıştır. Bu çubuk, metal nesneye dokundurulursa, bazı elektronlar metale geçer

Bir başka basit deney, şişirilmiş bir balonun yünle ovulmasıdır. Bu durumda balon odanın duvarı veya tavanına saatlerce yapışık kalabilir. Böyle davranan cisimlerin elektriklenmiş veya elektrikle yüklenmiş oldukları söylenir


YÜKLER ARASINDAKİ KUVVETLER
Yükler arasındaki kuvvetleri incelemek için çok hafif ve kütlesiz varsayılacak toplar kullanılabilir
[Resim: image002.jpg]
[Resim: image004.jpg]
YALITKAN VE İLETKENLER

Bütün maddeler atomlardan, atomlar da çekirdek ve elektronlardan oluşmalarına karşın, maddelerin elektriksel özellikleri birbirinden çok farklıdır. Maddeler, elektriksel özelliklerine göre, iki ana gruba ayrılabilir: İletkenler ve yalıtkanlar.

İletkenler, elektrik yüklerinin oldukça serbest hareket ettikleri maddelerdir. Buna karşın yalıtkanlar, elektrik yüklerinin kolayca taşınamadığı ortamlardır  Altın gümüş, bakır ve alüminyum gibi metaller iyi iletkenlerdir

Yalıtkanlardaki herhangi bir atomun elektronları, atomlara sıkı bir şekilde bağlıdır ve madde içinde hareket kadar serbest değildir. Bu nedenle, yüklü bir çubuk bir yalıtkana yaklaştırılsa bile, yalıtkanın atomlarındaki çekirdek ve elektronlar, çubuğun yükünün çekme ve itme etkisi ile hareket edemezler.

İletkenler ise daha farklı özellikler gösterirler. İletkenlerde, madde içinde serbestçe hareket edebilen yükler vardır. Metaller en iyi iletkenler olarak bilinirler. Her metal atomu normalde nötr olmalarına karşın, çekirdekten en uzak orbitalindeki elektronlar kolayca serbest hale gelebilirler. Metal boyunca hareket edebile negatif yükler, bir yerden başka bir yere kolaylıkla hareket edebilirler. Elektriksel olarak iletken olanlar, sadece metaller değildir. İyonik eriyikler gibi malzemelerde iyon yüklü atomlar içerdiklerinden serbestçe hareket edebilirler


ELEKTROSKOP

Bir cismin elektrikle yüklü olup olmadığını, yüklü ise hangi tür elektrik yüklü olduğunun anlaşılmasına yarayan aletlere elektroskop adı verilir  Bu alette, çok ince iki altın yaprak, bir metal çubuğa tutturulur. Metal çubuğun tepesi, küresel şekildedir. Topucun altındaki metal kısım ve yapraklar, yalıtkan bir koruyucu içine alınmıştır.

Bir ebonit çubuğu elektroskopun metal küresine dokundurarak negatif yüklerin, elektroskopa geçmesi sağlanır. Yükler, metal küre, çubuk ve altın yapraklara geçeceklerdir. Benzer yükler birbirini iteceklerinden, başlangıçta çubuk üzerinde bulunan yükler daha sonra küre, çubuk ve yapraklar arasında yeni bir dağılıma uğrarlar. Sonuçta, yapraklar üzerinde benzer yük fazlalığı oluştuğundan, birbirlerini iteceklerdir.
[Resim: image002.jpg]
Negatif yüklü bir top elektroskopun metal küresine yaklaştırıldığında, küre üzerinde bulunan negatif yükler, küreden çubuğun daha uzak bölgelerine itilecekler, yapraklar daha fazla yük aldığından birbirlerinden uzaklaşacaklardır. Pozitif yüklü topta ise durum tam tersi olacaktır .

Yüklü bir elektroskopun topuzuna, yüksüz cam, porselen, ebonit veya plastik ile dokunursak, yapraklar hiç kıpırdamaz. Bu maddeler elektrik bakımından yalıtkanlardır. Topuza bir kibrit çöpü ile dokunursak, yapraklar gene kapanır. Fakat bu kapanma çok yavaş olur. Görünüşe göre, odunun içinde de elektrik yükü hareket etmektedir. Fakat bu hareket, metallerde olduğu kadar serbest değildir. Odunun elektrik yüklerine karşı gösterdiği direnç, metallerinkinden çok daha büyüktür (Schaim; Cross, 1982:394).

YÜK KORUNUMU

Evrendeki bütün yüklerin cebirsel toplamı sıfırdır. Her etkileşimde yüklerin toplam miktarı değişmemektedir. Yani net bir yük oluşturulamaz ve yok edilemez. Buna yüklerin korunumu yasası denir. Şu şekilde ifade edilebilir: Hiçbir fiziksel işlemde net bir pozitif veya negatif yük oluşturulamaz veya yok edilemez.

Bu ifadeden, evrendeki proton ve nötron sayılarının eşit olduğu sonucu çıkarılmamalıdır. Bir çok reaksiyonda, zıt yüklü parçacıklar oluşup, yok olabilir

ELEKTRİKSEL ALAN

Alan çizgileri sadece kuvvetin yönünü göstermekle. kalmaz aynı zamanda kuvvetin göreceli büyüklüğünü de belirtir. Kuvvetin daha şiddetli olduğu yerlerde kuvvetçizgileri birbirlerine yakın, zayıf olduğu yerle de ise birbirlerinden uzaktır. Elektriksel alan, yüklü cisimlerin başka bir yüklü cisme uyguladığı elektriksel kuvveti tasvir eder.

Elektriksel alan, durgun bir yükün maruz kaldığı elektriksel kuvveti temsil eder. Şimdi herhangi bir bölgedeki elektrik alanın nasıl saptanacağını ele alalım. Bunun için, yüklü bir cismi (deneme yükü adı verilir) bir bölgeye koyup, bu deneme yüküne diğer tüm yüklerden kaynaklanan kuvveti belirleyebilirdik. Fakat deneme yükü de çevresinde bulunan bütün yüklere bir kuvvet uygulayacaktır. Bu yükler metal içinde iseler, harekete geçmelerine neden olacaktır. Bu zorluğu yok etmek için, deneme yükünün çok özel bir özelliğe sahip olduğunu varsayarız: Yani deneme yükünü, komşu yükler üzerine hiçbir kuvvet uygulamayan hayalî bir yük olarak alınır. Deneme yükünü qD ile gösteririz. Pratikte, deneme yükünün çok küçük ve çevresinde bulunan yükler üzerine oluşturacağı kuvvetin ihmal edilecek kadar küçük olduğu varsayılır.

Bir noktadaki elektrik alanın yönü, o noktaya konulan pozitif deneme yüküne etkiyen kuvvetin yönü ile aynı alınır. Örneğin Şek.7 daki “a” noktasına bir pozitif deneme yükü yerleştirildiğini varsayalım. Bu deneme yükü “a”daki okla gösterildiği gibi, radyal (ışınsal) olarak içeriye doğru çekilecektir. Gerçektende pozitif deneme yüküne etkiyen kuvvetin yönü, merkezdeki negatif yükün yakınına konulup konulmadığına bakılmaksızın, radyal olarak içeriye doğrudur. Buradan da, elektrik alanın oklarla gösterilen yönlere sahip olduğunu tahmin ederiz. Negatif bir yükün çevresinde oluşan elektrik alan, yükün içine doğru radyal olarak yönelir

Bir elektrik kuvvet alanını, bir alan vektörleri topluluğu çizerek değil, birkaç elektrik alanı çizgisiyle gösteririz. Bir alan çizgisi, bir noktanın, birim pozitif yüke etkiyen kuvvet doğrultusunda hareket etmesiyle oluşur. Pozitif yüke etkiyen kuvvetin doğrultusu değiştikçe çizginin doğrultusu da değişir

Şekil 16.14b deki yükün çevresindeki alanın yönünü benzer şekilde belirleyebiliriz. Pozitif bir deneme yükü, merkezdeki pozitif yük tarafından ışınsal olarak dışa doğru itilir. O halde, Pozitif bir yükün çevresinde oluşan elektrik alanı, yükten ışınsal olarak dışarıya doğru olacak şekilde yönelir.
[Resim: image002.jpg]
Uzayda bir noktadaki E elektrik alan vektörü, o noktaya konulan artı bir deneme yüküne etkiyen F elektrik kuvvetinin qD deneme yüküne bölümü olarak tanımlanır.

Elektrik alan kavramına bir nicelik kazandırmak için, elektrik alan şiddeti Edenilen bir niceliği tanımlarız. E, vektörel bir nicelik olduğundan, herhangi bir noktadaki yönü, bu noktadan geçen alan çizgilerinin yönü ile aynı yön alınır. Enin büyüklüğü ise, deneme yükünün etkisinde kaldığı kuvvetin, yük miktarı qd ye bölümüne eşittir, yani
şeklinde yazılır. Buna göre Enin birimi N/C olarak tanımlanır. E, birim yük başına kuvvet olduğundan, bazen pozitif deneme yükü başına düşen kuvvet olarak da ifade edilir. Bu arada, elektrik alan şiddetinin büyüklüğü ölçülürken kullanacağımız yükün büyüklüğünü, diğer mevcut yükleri bozmayacak kadar, yani 1 Coulomb tan çok daha küçük seçilmesinin gerektiği anlaşılmış olması gerekir.

Kütle-çekim alanında olduğu gibi, elektrik alanın şiddeti de, alan çizgilerinin sık ya da seyrekliği incelenerek tahmin edilebilir. Örneğin Şekildeki alan çizgileri, yük yakınlarında birbirlerine yaklaşır. Bir birimlik pozitif deneme yüküne etkiyen kuvvet yüke yaklaşıldıkça büyür. Elektrik alan şiddeti de, alan çizgileri birbirlerine yaklaştıkça büyüyecektir. Genellikle bir bölgedeki alanın şiddeti, o bölgede çizilen alan çizgilerinin yoğunluğuna bakılarak tahmin edilir


BİR NOKTA YÜKÜN ELEKTRİK ALANI
Genellikle bir iyon veya atomik ölçekteki bazı öteki yüklü parçacıkların oluşturduğu elektrik alanı ile ilgileniriz. Bunları nokta yüklermiş gibi ele alırız. Normal koşullarda, yüklü bir küre bile biraz önce bahşettiğimiz nokta yük gibi davranır. Bu nedenle, bir nokta yükün alanım anlamak önemlidir.
[Resim: image002.jpg]
Şek.16.15 deki P noktasında oluşan elektrik alanı bulmak isteyelim. Şek.16.14b de görüldüğü gibi, q yükü nedeniyle oluşan elektrik alanının ışınsal olarak dışarıya doğru yöneleceğini biliyoruz. Dolayısıyla P deki Enin yönü şekilde gösterildiği gibi olacaktır. P noktasına bir q deneme yükünün konulduğunu düşünürsek, Coulomb yasasına göre verilen yüke etkiyen kuvvet [Resim: image004.gif]ile verilir. Bu ifadeyi qd ye bölersek, F / qd elektrik alanın şiddetini verir: [Resim: image006.gif]olur. Buradan da bir nokta yük için [Resim: image008.gif]yazılır. q pozitif ise, elektrik alanın yönü ışınsal olarak dışarıya doğru, q negatif ise içeriye doğrudur.

Kuvvetin yönü, qE nin yönü ile aynıdır. Bir pozitif yük durumunda F, E nin yönündedir. Negatif yük durumunda ise F nin yönü, -E veya E nin zıt yönüdür
 

ÇEŞİTLİ YÜK DAĞILIMLARININ ELEKTRİK ALANI: GAUSS YASASI


Uygun çizilmiş elektrik alan haritalarını (çizgilerini) inceleyerek problemin özü hakkında iyi bir bakış kazanabiliriz. Aşağıdaki açıklamaları unutmayınız:
1.Elektrik alan çizgileri, bir pozitif yükten çıkar ve bir negatif yükte sonlanır.
2.Elektrik alanın en şiddetli olduğu yerler, alan çizgilerinin yoğun olduğu yerlerdir.
3.Bir alan içindeki pozitif yüke etkiyen kuvvet, o noktadaki alan yönü boyunca yönelir. Bir negatif yüke etkiyen kuvvet ise, alanla zıt yönelir.

Birçok durumda yük dağılımı küresel, çizgisel veya düzlemsel basit geometriye sahip olabilir. Böyle durumlarda alanın hesabını basitleştiren Gauss Yasası kullanılır. Bu yasayı anlamak için, elektrik a bölgesinde kapalı bir hayali yüzey alırız: Bu yüzey, gerçek cismin maddesel yüzeyi olmak zorunda değildir ve adına gauss yüzeyi denir.

Elektrik alanın şiddeti, alan çizgilerinin yoğunluğu ile temsil edildiğine göre; akıyı ΔA yüzeyinden geçen alan çizgilerinin sayısı olarak düşünebiliriz.

Gauss yasası:
Kapalı bir yüzeyden geçen elektrik akı katkılarının toplamı, yüzey de kalan toplam yük miktarı ile orantılıdır.
veya
Gauss kanununa göre, herhangi bir kapalı geçen net elektrik akısı, yüzey içindeki yükün e0 a bölümüne eşittir


ELEKTRİK ALAN İÇİNDEKİ İLETKENLER

[Resim: image002.jpg]
Bir iletken maddenin elektronları, elektriksel kuvvete ters yönde madde boyunca serbestçe hareket ederler. Şekilde gösterildiği gibi, küçük ve negatif yüklü bir topu, büyük metal plakanın üstünde tuttuğumuzu varsayalım. Metal plakada elektronlar, pozitif yük tarafından çekileceklerdir. Elektronlar plaka terk edememelerine karşın, pozitif yüke doğru gitme eğiliminde olurlar ve plakanın topa yakın bölgelerinde birikirler. Metal plaka toprağa bağlanırsa, topraktaki negatif yükler, plakada yüklü topa doğru giden yüklerin geride bıraktığı yerleri doldurmak için plakaya doğru akacaklardır. Plaka başlangıçta nötr (yüksüz) olmasına karşın, topraklamadan sonra, toptaki pozitif yük kadar net bir negatif yüke sahip olur ve elektrik alan deseninin oluşmasına neden olurlar.

Metal plakada oluşan bu yük düzenlemesi, çok çabuk bir şekilde gerçekleşir ve metalde yük hareketinin olmaması için gerekli koşullar oluşmasına neden olur. Bu koşula elektrostatik koşul adı verilir ve aşağıdaki önemli gerçeğin varlığını ima eder:

Elektrostatik koşullar altında, bir iletken içinde elektriksel alan bulunmaz.

Bu ifadeden çıkartılacak bir başka sonuç ise şudur:

Elektrostatik koşullar altında, bir dış elektrik alanı, her yerde bir iletken yüzeyine diktir.
Bu ifadenin ispatı, E nin iletkenin yüzeyine paralel bileşeninin, elektrostatik koşullar oluşuncaya kadar elektronların yüzey boyunca hareket etmemelerinin nedeni olması gerçeğine dayanır. E nin dik bileşeni, elektronları metalin yüzeyinin dışına çekmeye yetecek kadar (uç durumların dışında) yeterince şiddetli değildir. Bu gözlemi akılda tutup, Şekil ... daki elektrik alan çizgilerinin metal plaka yüzeyine dik ve yüzeyde sonlandıklarına dikkat ediniz.

Bu kuralların, elektronların özgürce hareket edemediği yalıtkanlara uygulanamayacağı da unutulmamalıdır .


ELEKTRİKSEL POTANSİYEL ENERJİ


Yüklü parçacıklar, çoğu kez elektriksel potansiyel enerjiye sahiptir. Ve bu enerji kinetik enerjiye dönüşür. Bunu göstermek için, yüklü iki cismin, iki paralel yüklü levha arasında bulunduğunu düşünelim. Levhaların arasındaki, orta bölgedeki elektrik alanı sabit bir değere sahiptir ve yönü Şekil 10’da gösterilmiştir. Şekil 11’de ise pozitif yüklü bir cisme etkiyen kuvvetler gösterilmektedir.
[Resim: image004.jpg]
Elektrik alanı yüzünden, q yüküne sahip olan cisim, sağa yönelen bir Eq kuvvetine maruz kalır. Yüklü cismi yerinde tutmak istersek, cisim üzerine ters yönde bir F=Eq kuvveti uygulamalıyız.

Yüklü bir cismin, Şekil 10’da başlangıçta A noktasında olduğunu farz edelim. Şimdi, cismi A’dan B’ye ***ürmekle cismin üzerinde bir iş yaparız. Bu durumda E sabit olduğundan, A’dan B’ye gitmekle F kuvveti tarafından yapılan iş [Resim: image006.gif] (E sabit) olur. Bu iş, sabit kütle-çekimi (gravitasyonal) kuvvetine karşı bir cismi yükseltmek için yapılan işe çok benzer. İşte, yükün, elektriksel kuvvetlere karşı çekilmekle onun üzerinde yapılan işin, yükün elektriksel potansiyel enerjisinin artmasına neden olduğu söyleriz. Burada, potansiyel enerjideki değişim önemlidir.

Cisim B noktasına getirdikten sonra serbest bırakırsak, bu potansiyel enerji, kinetik enerji olarak geri kazanılır. B deki yüklü cisim, üzerine etki eden Eq (dengelenmemiş) kuvvet nedeni ile, Aya doğru itilir. O halde, B de serbest bırakılınca A ya doğru hızlanır. Yüklü cismin B deki elektriksel potansiyel enerjisi, cismi A dan B ye ***ürmek için elektriksel kuvvetlere karşı yapılan işe eşittir: [Resim: image008.gif]–q yüküne etkiyen elektriksel kuvvetin yönü, E nin yönüne zıttır. Buna göre, cismi B den A ya ***ürmek için uygulanan kuvvet –q yükü üzerinde pozitif iş yapmalıdır. Demek ki –q yükü, A da, B den daha büyük elektriksel potansiyel enerjiye sahip olacaktır. Cisim serbest bırakılırsa, A dan B ye “düşecek”, yani E nin zıt yönünde hareket edecektir

 Yukarı

ELEKTRİĞİN TARİHÇESİ

Elektriğin tarihi elektrostatik kavramıyla başlar. Bu kavram sürtünme benzeri etkilerle cisimlerin  elektrik yükü kazanması olarak tanımlanabilir.
 M.Ö 7.yy'da Miletoslu Thales elektrostatik olayını ilk gözlemleyen kişidir. (bir yüzeye sürülen sarı kehribar çeşitli cisimleri çekmiştir.) Yine eski Hititlilerin  ısıtılmış bazı kristallerin sıcak külleri çektiĞİni keşfetmiş oldukları bilinmektedir.
Thales
Thales M.Ö 625-545
Aristoteles damla hastalığını tedavi etmek için torpil balığından yararlanmıştır.
İletken ve yalıtkan kelimelerinin doğuşu ise 16. yüzyılda olmuştur. Gilbert cam, kükürt gibi maddelerin elektriğe karşı gösterdiği tutumu idio-elektrik olarak tanımladı. Bu tanım günümüzde yalıtkan kavramına karşılık gelmektedir. Yine bu esnada ortaya atılan an elektrik kavramı iletkenleri belirtmekte kullanılan kelime oldu.
İlk kez bir elektrik kıvılcımı oluşturması Otto von Guericke sayesinde olmuştur. Guericke'nin kıvılcım olayını gözlemlemek için yaptığı alet ancak iki kişi yardımıyla çalıştırılabiliyordu. Bununla beraber guericke birbirine dokunan iki cisim arasında yük transferi olduğunu ortaya koyan kişidir.
1727'de Gray elektrik iletimi konusunda ilk deneyleri yaptı. Bu deneyler sonraları Du Fay doğruladı ve birçok cismin (insan vücudu da buna dahil) elektriklenebileceğini kanıtladı.
Charles Francois'du Fay artı (+) ve eksi (-) yüklerini bulan kişidir.
1745'de Pieter Van Musschenbroek,
Leiden Şişesi ismini verdiği buluşuyla kıvılcım miktarını birhayli arttırmış, rahatlıkla görünür hale getirmiştir. Bu tarihlerde daha çok elektrik boşalması hakkında deneyler gerçekleştirilmiştir. Özellikle Papaz Nollet 180 kişilik birlikte elektriklenmesini sağlamış, bir deneyiyle dikkatleri üzerine çekmiştir.
 
Du Fay
Du Fay 1696-1739
Franklin
Franklin
1706 - 1790 yılları arasında yaşayan Benjamin Franklin sivri uçların elektrik iletimindeki etkisini keşfederek paratonerin keşfini sağlamıştır. Franklin 1752 yılında bir uçurtma ipinin ucuna bağladığı anahtar yardımıyla yaptığı deneyde yıldırımın bir elektrik boşalması olduğunu göstermiştir. Son derece tehlikeli olan bu deneyi daha sonra Avrupa'da denemek isteyen üç bilim insanı ölmüştür. Bu tarihten sonra Cavendish, Coulomp önemli çalışmalar yaptı.
Bu çalışmalar Faraday tarafından deneysel olarak kanıtlanmıştır.
Yakın tarihte Holtz Wimshurst, Van de Graaff(1935), Felici (1946) elektrostatiğin gelişmesinde önemli çalışmalar yapmıştır.

Musschenbroek

Faraday

Holtz'un Makinesi

Van De Graaff
Akan elektrik (elektrokinetik) alanındaki çalışmalar 1700'lü yıllarda başlamıştır. 1790'da galvani kurbağaların kaslarının elektrik sinyalleriyle hareket ettiğini gözlemlemiştir. Volta ve Galvani'nin bu konudaki tartışmaları 1800'de Volta'nın elektrokinetiğin doğumunu başlatan pilini icadıyla son bulmuştur. Volta 1801'de suyun ayrıştırılmasını(elektroliz) sağladı.
1827'de Ohm direnci tanımladı ve direnç, akım ve potansiyel fark arasındaki bağıntıyı kurdu(Ohm Kanunu) 1848'de Kirchhoff, elektrik devrelerinde akımın hangi esaslara göre dağıldığını gözlemledi. 1841'de Joule akımın devrede ısınmaya sebep olduğunu buldu. 1859'da Plante akümülatör kavramını ortaya attı. 1879'da Edison karbon flamanlı akkor lambayı yaptı. 1904 yılına kadar yapılan çalışmalar sonrasında flaman olarak en uygun maddenin tungsten belirlendi.
Elektrik alanındaki bilimsel gelişmeler bu tarihlerden sonra da ilerlemeye devam etmiştir.

Galvani

Volta

Kirchhooff

Yukarı

BAZI ELEKTRİKSEL FORMÜLLER

 

 
E = Voltaj / I = Akım (amper) /W = Watt / PF = Güç Faktörü / Eff = Verim / HP = Beygirgücü

 
AC/DC Formülleri
Bulmak için
Direk Akım
AC / 1 faz
115v or 120v
AC / 1 faz
208,230, or 240v
AC 3 faz
Bütün Voltajlar
Amper
(Beygirgücü biliniyorsa)
HP x 746
E x Eff
HP x 746
E x Eff X PF
HP x 746
E x Eff x PF
HP x 746
1.73 x E x Eff x PF
Amper
(Kilowatt biliniyorsa)
kW x 1000
E
kW x 1000
E x PF
kW x 1000
E x PF
kW x 1000
1.73 x E x PF
Amp
(kVA biliniyorsa)
 
kVA x 1000
E
kVA x 1000
E
kVA x 1000
1.73 x E
Kilowatt
I x E
1000
I x E x PF
1000
I x E x PF
1000
I x E x 1.73 PF
1000
Kilovolt-Amper
 
I x E
1000
I x E
1000
I x E x 1.73
1000
Beygirgücü
(çıkış)
I x E x Eff
746
I x E x Eff x PF
746
I x E x Eff x PF
746
I x E x Eff x 1.73 x PF
746

 
Trifaz Voltaj Değerleri
208 volt için 208 x 1.732 = 360
230 volt için 230 x 1.732 = 398
240 volt için 240 x 1.732 = 416
440 volt için 440 x 1.732 = 762
460 volt için 460 x 1.732 = 797
480 volt için 480 x 1.732 = 831

 
E = Voltaj / I = Akım (amper) /W = Watt / PF = Güç Faktörü / Eff = Verim / HP = Beygirgücü

 

AC Verim ve Güç Faktörü Formülleri
Bulmak için Monofaze Trifaze
Verim 746 x HP
E x I x PF
746 x HP
E x I x PF x 1.732
Güç Faktörü Giriş Watt
V x A
Giriş Watt
E x I x 1.732

 
Güç - DC devreler
Watt = E x I
Amper = W / E

 
Ohm Kanunu / Güç Formülleri
P = watt
I = amper

 
R = ohm

 
E = Volt

 

 Yukarı

DÜNYA GERİLİMLERİ

DÜNYA ÜLKELERİ GERİLİMLERİ

A.B.D.

120V / 60 Hz

Kıbrıs

240 V /50 Hz

Afganistan

120V / 50&60 Hz

Kolombiya

110-120 V /60 Hz

Almanya

230 & 400 V / 50Hz

Kongo

220 V /50 Hz

Angola

220 V / 50 Hz

Kore

110&220 V /60 Hz

Arjantin

220 V / 50 Hz

Kostarika

120 V /60 Hz

Avustralya

240 V / 50 Hz

Kuveyt

240 V /50 Hz

Avusturya

220 V / 50 Hz

Küba

115-120 V /60 Hz

Bahama

120 V / 60 Hz

Libya

110-220 V /50 Hz

Bahreyn

230 V / 50 Hz

Lübnan

110-220 V /50 Hz

Belçika

220 V / 50 Hz

Lüksemburg

220 V /50 Hz

Bangladeş

230 V / 50 Hz

Macaristan

220 V /50 Hz

Bermuda

115 V / 60 Hz

Malezya

240 V /50 Hz

Birleşik Arap E.

220 V / 50 Hz

Mali

220 V /50 Hz

Bolivya

110 V / 50-60 Hz

Malta

240 V /50 Hz

Brezilya

220 V / 60 Hz

Meksika

127 V /50-60 Hz

Bulgaristan

220 V / 50 Hz

Mısır

220 V /50 Hz

Cezayir

220 V / 50 Hz

Nikaragua

120 V /60 Hz

Çat

220 V / 50 Hz

Norveç

220 V /50 Hz

Çek Cum.

220 V / 50 Hz

Pakistan

230 V /50 Hz

Çin

220 V / 50 Hz

Panama

110&220 V /60 Hz

Danimarka

220 V / 50 Hz

Paraguay

220 V /50 Hz

Ekvator

110&220 V /60 Hz

Peru

220 V /60 Hz

El Salvador

120&240V /60 Hz

Polonya

220 V /60 Hz

Etiyopya

220 V /50 Hz

Portekiz

220 V /60 Hz

Filipinler

110 V /60 Hz

Porto Riko

120 V /60 Hz

Finlandiya

220 V /50 Hz

Romanya

220 V /50 Hz

Fransa

230 V /50 Hz

Rusya

220 V /50 Hz

Gambiya

230 V /50 Hz

Senegal

110-127 V /50 Hz

Gana

250 V /50 Hz

Singapur

230 V /50 Hz

Güney Afrika

220 V /50 Hz

Slovakya

220 V /50 Hz

Haiti

110 V /60 Hz

Somali

220 V /50 Hz

Hindistan

230&250 V /50 Hz

Sudan

240 V /50 Hz

Hollanda

220 V /50 Hz

Suriye

220 V /50 Hz

Hong Kong

220 V /50 Hz

Suudi Arabistan

127-220 V 50-60 Hz

Indonezya

220 V /50 Hz

Şili

220 V /50 Hz

Irak

220 V /50 Hz

Tayland

220 V /50 Hz

İngiltere

240 V /50 Hz

Tayvan

110 V /60 Hz

İran

220 V /50 Hz

Tunus

220 V /50 Hz

İrlanda

220 V /50 Hz

Türkiye

220 V /50 Hz

İspanya

220 V /50 Hz

Uganda

240 V /50 Hz

İsrail

230 V /50 Hz

Uruguay

220 V /50 Hz

İsviçre

220 V /50 Hz

Ürdün

220 V /50 Hz

İtalya

220 V /50 Hz

Venezuella

120 V /60 Hz

İzlanda

220 V /50 Hz

Vietnam

220 V /50 Hz

Jamaika

110&220 V /50 Hz

Yemen

250 V /50 Hz

Japonya

220 V /50&60 Hz

Yeni Zellanda

230 V /50 Hz

Kamerun

220 V /50 Hz

Yunanistan

220 V /50 Hz

Kanada

115 V /60 Hz

Zaire

220 V /50 Hz

Katar

240 V /50 Hz

Zambiya

230 V /50 Hz

Kenya

240 V /50 Hz

Zimbabve

220 V /50 Hz

Yukarı

ELEKTRİKTE GÜVENLİK ve İLK YARDIM

Elektrik en önemli enerji kaynaklarımızdan biridir. Karanlıkları aydınlatmada, ev ve iş yerlerimizi ısıtma ve serinletmede, birçok çeşit makinayı çalıştırabilmek için motorların döndürülmesi gibi yüzlerce şeyi yapmada ona bağımlıyız.
Elektrik yaptığı bütün iyi şeylere karşın tehlikelide olabilmekte, hatta insanların ölümüne neden olabilmektedir.
A.B.D.’ de yapılan araştırmalar kusurlu elektrik telli veya teçhizatının, her yıl yarım milyondan fazla elektriksel nedenli yangın başlangıcına, buna bağlı milyonlarca dolarlık mal-mülk hasarına ve çok sayıda insanın ölümüne neden olduğunu göstermektedir. Yine bu ülkede her yıl yaklaşık 1100 kişi elektrik şoklarından ölmektedir.
SSK 1999 İstatistik Yıllığına baktığımızda; 1999 yılı içinde Toplam 77 955 iş kazası olmuş, bunlardan 3 407’ si sürekli iş göremezlikle, 1333’ ü de ölümle sonuçlanmıştır. Bu iş kazaları 85 faaliyet grubunda incelenmiş, "“Elektrik, Havagazı, Buharlı Isıtma” faaliyet grubunda 618 iş kazası olmuş, bunlardan 16’ sı ölümle sonuçlanırken 27’ si de sürekli iş görmezlikle sonuçlanmıştır. Geri kalan 84 faaliyet grubunda da belki de yüzlerce elektriksel nedenli kaza vardır.
Bazı insanlar 110 volt’ luk elektriğin şok tehlikesi / riski yaratmayacağını sanmaktadır. Bu inanış doğru değildir. 42 Volt’ tan yukarısı daima risklidir.
Elektrik akımı (bir tel veya diğer bazı iletkenler aracılığıyla) en az dirençli yolu tercih ederek bir yerden başka bir yere taşınır / geçer. Eğer vücudunuz bu yolu sağlarsa, bir elektrik şokuna maruz kalabilirsiniz.
Bazı şeylerin ters gitmesi durumunda – örneğin izolasyon yıpranıp bozulduğunda- yüksek gerilimli akım taşıyan tele veya metale dokunduğunuzda ( eğer toprakla veya topraklanmış bir şeyle temastaysanız) elektrik devresinin bir parçası durumuna gelebilirsiniz. Diğer bir deyişle, akım toprağa gitmek için en kolay yolu arar, sizden geçerek de bunu bulur.
Bir kusurlu elektrik teli / kablosu veya teçhizatı kullanırken, belki ilk defa küçük bir karıncalanma – sarsıntı hissedebilirsiniz. Fakat bu gelecek sefere sizi (yere) çarpabilir, hatta öldürebilir de. Niçin ?
Vücudunuzun farklı bölgelerinden ne kadar elektrik geçebileceğine karar verebilmek için o andaki koşullara bakmak gerekir. Çünkü elleriniz (belki) terli, çorabınız ve ayakkabınız (beli) nemli a da nemli bir zemin üzerinde duruyor olabilirsiniz. Nemlilik vücudunuzdan daha fazla elektriğin geçmesine yol açar.
Diğer önemli bir faktör de akımın vücudunuzdan geçtiği yoldur. Eğer akım aynı elin bir parmağından girer diğer parmağından çıkarsa, en kötü olasılıkla parmağınız elektrik yanığına uğramıştır. Fakat, eğer bir elinizden girer diğer elinizden çıkarsa veya bir elden girer bir ayaktan çıkarsa, akım göğüsten geçecek ve çok ciddi sonuçlar yaratabilecektir.
Akımın küçük bir miktarı göğsünüzden geçerse, bu kalbinizi fibrilasyona (kalbin hızlı veya zayıf çarpması) sokabilir. Bu durum kalbin ritmik temposunu bozar ve yaşamı devam ettiren pompa fonksiyonunu engeller.
Bu nedenle önceden alınabilecek birçok önlem vardır. Şoku önlemek için şu önlemleri izlemelisiniz;
Birincisi, herhangi bir elektrikli teçhizatı onarmaya kalkışmayın. Elektrik işini bu konuda eğitilmiş ve deneyim kazanmış elektrikçiye bırakın.
İkincisi, elektrikli teçhizatı kullanmaya başlamadan önce ellerinizin ve ayaklarınızın kuru olduğundan emin olun. Eğer nemli veya ıslak bir zeminde çalışma zorunluluğu doğarsa, bir topraklama hatası akım kesici kullanın. Eğer bu olanaksızsa, giydiğiniz ayakkabının yalıtkan olduğundan emin olmalısınız veya kuru tahtalar ya da bir paspas üzerinde durmalısınız.
Üçüncüsü, çeşitli cihazların veya lambaların enerji kablolarının fişini prize takmadan önce bu teçhizat veya lambayı kapatın, izolasyonunda hasar olup olmadığını, kablonun dolaşarak düğümlenip düğümlenmediğini gözden geçirin. Kabloların duya / prize veya el aletlerine giriş yerlerinde yıpranma olup olmadığını kontrol ederek güvenli bir şekilde bağlandığından emin olun.
Dördüncüsü, kullanırken kordonun (kablonun) korunmuş olduğundan emin olun. Kabloyu karşıdan karşıya ana yollardan geçirmekten kaçının. Olabildiğince baş seviyesinden daha yukarıdan geçirin.
Beşincisi, eğer kullanırken elektrikli teçhizatın herhangi bir parçasında bir hata doğarsa, akımı kapatın ve hemen arızaya bildirin.

ELEKTRİK YANIKLARI
Elektrik yanıkları yüksek veya düşük voltajlı elektrikle temas sonucu olabilir. Normal ev akımı yeterice ciddi yanığa neden olabilecek güçtedir. Yüksek voltajlı olan yanıklar ise elektrik üreten veya yüksek voltajda elektrik kullanan fabrikalarda çalışanlarda veya bir yüksek gerilim hattıyla direk temas sonucu olabilir.
Elektrik yanıkları ile ilgili özellikle iki tehlike vardır. Bir, genellikle doku hasarının miktarı, ciltteki yaranın görüntüsüne bağlı olarak, umulandan çok daha fazladır. Ciltteki yanık yaralarının küçük olmasına rağmen daha derin dokularda şiddetli hasar olabilir. İki, yanıkla birlikte, “kazalının” durumunu daha komplike hale getirebilecek kalp durması olabilir. Elektrik enerjisi şiddetli doku hasarı yapabilir. Bir yanığa neden olabilmek için elektrik bir noktadan vücuda girip başka bir noktadan çıkmalıdır. Elektriğin vücuda girdiği ve çıktığı noktada her zaman birer yara (yanık) vardır. Giriş yarası oldukça küçük olabilir, ama çıkış yarası geniş ve derin olabilir. Yüksek voltajlı elektrik enerjisi kasları ve cildi ampütasyon gerektirecek ölçüde harap edebilir.
Elektrik şoku yaralanmaları
Yüksek voltajlı bir elektrik akımından gelip vücuttan geçen enerji kalbin normal elektriksel ritmini bozup kalp durmasına yol açabilir. Ayrıca, elektrik şoku kırık ve çıkıkla sonuçlanabilecek kadar güçlü kas kontraksiyonlarına neden olabilir. Bundan başka elektrik şoku “kazalının” yere düşmesine ve başka yaralanmalarına neden olabilir.
Elektrik yaralanmalarının tedavisi, gerektiğinde “CPR” yapılması, tüm yanık yaralarının kuru, steril pansumanla örtülmesi ve olası kırıkların tespitidir. Tüm elektrik yanıkları, hastanede daha ileri tedavi gerektiren, ciddi yaralanmalardır.
İşletme yetkilileri tarafından kesilmediği sürece herhangi kopmuş gerilim hattında elektrik olduğu varsayılmalıdır. Gerilim hatları 115 – 50 000 voltluk olabilirler. Telefon kablolarının voltajı çok düşüktür, ama yine de şok için yeterlidir.
Eğer elektrik kablosu bir arabanın üzerine düşmüşse ve arabada bir insan varsa, arabanın içinde kaldıkları sürece güvenliktedirler. Arabanın lastikleri yalıtkan görevini görecektir. Elektriğin akması için, elektrik kaynağından toprağa bir devrenin tamamlanması gerekir. Bu elektrik devresinin tamamlanmasını engelleyen maddeye yalıtkan denir. Örneğin lastik bir yalıtkandır. Akımın kendinden akmasına izin veren maddeye ise iletken denir. Su ve çoğu metal iletkendir. Elektrik yanıkları, vücut veya onun bir bölümü elektrik kaynağı ile toprak arasındaki devreyi tamamlayınca olur.
Evdeki elektrik yanıklarının çoğu yanlış bağlanmış elektrik aletlerinden veya bunların dikkatsiz kullanılmasından olur. Küçük çocuklar elektrik kablosunu ağızlarına koyarak elektrik yangınına neden olurlar. Ev dışındaki elektrik yanıklarının çoğu kopmuş bir gerilim hattıyla kazayla temas sonucu veya kazı çalışması sırasında bir inşaat işçisinin kazayla hatta teması sonucu olur.
“Kazalıyı kurtarmaya çalışan”, elektrik teli veya elektrikli bir aletle hala temasta olan birine yaklaşmadan önce elektrik kesilmelidir. Eğer üzerine elektrik kablosu düşmüş bir arabada insanlar varsa, “yetkili personel ya da kurum” tarafından elektrik kesilene kadar arabada kalmaları söylenmelidir. Çok nadir durumlarda bu duruma bir de yangın tehlikesi eklenir. Eğer yaşamları yangın nedeniyle tehlikede ise, yolculara araba ve yere aynı anda dokunmamaya dikkat ederek arabadan atlamaları söylenmelidir.
Kabloyu kazalıdan veya kazlıyı kablodan bir kuru, boyanmamış ağaç sırık veya tahta ile veya ilmiklenmiş kuru bir iple veya diğer elektriği iletmeyen maddelerle uzaklaştırın. Ellerinizin kuru olduğundan ve kuru bir zemin üzerinde bulunduğunuzdan emin olun. Tıbbi yardım çağırın, kazalı nefes alamıyorsa suni teneffüse başlayın. Suni teneffüse kazalı normal nefes almaya başlayıncaya kadar veya kazalının öldüğü bir doktor tarafından söyleninceye kadar devam edin. Kazlı soluk alıp vermeye başladıktan sonra, düz bir yere sırt üstü yatırın, ayağının altına bir şeyler koyarak ayaklarının başından daha yukarıda olmasına dikkat edin. Sıkı elbiseleri gevşetin. Vücut ısısını / sıcaklığını korumak için üzerini örtün.
Sonuç olarak, elektrik kazaları ve yangınları önlenebilir. Elektriğin oluşturabileceği tehlikeleri öğrenin ve riskleri kontrol altında tutabilmek için gerekli olan güvenlik önlemlerini izleyin.

Yalıtkan malzemeler kullanarak
kazazedeye dokunun

Şok yatışı hastanın hayatta
kalma süresini uzatabilir.

ELEKTRİKLİ EL ALETLERİYLE ÇALIŞMALARDA BAZI GÜVENLİK KURALLARI
• Kordonu yıpranmış el aletlerini veya zedelenmiş uzatma kordonlarını kullanmayın.
• Bir el aletini çalıştırmaya başlamadan önce ayar anahtarları gibi teçhizatı üzerinde bırakmayın.
• El aletleri ile çalışanlara şaka yapmayın ve dokunmayın.
• El aletlerini kullanmadan önce kontrol edin. İş yapmak işin gittiğiniz yerde onarmaya kalkışmayın.


Çoklu pirizlere aşırı yükleme yangına neden olabilir

Merdiven vb uzun cisimler çarpılmaya neden olabilir

Elektrikli aletler çalışırken catal
çekiç vb. metal
aletler kullanmayın

Yıpranmış elektrk
ekipmanları
değiştirilmelidir.


• El aletlerini zorlamayın. Dar, çeşitli kabloların , boruların vb. gibi çeşitli engellerin olduğu yerlerde daha dikkatli olun. • Elektrikli el aletlerini nemli, ıslak durumda olan yerlerde kullanmayın. Yanıcı maddelerin bulunduğu yerlerde elektrikli el aletleri ile çalışırken daha dikkatli ve uyanık olun.
• El aletini, fişi prizde sokulu iken asla ayarlamaya çalışmayın. Ucunu veya ağzını değiştirmeye kalkışmayın.

Yukarı

 

© Elektroforum.org